İçeriğe geç

Hanut hangi dilden gelir ?

Hejar Hangi Dilde? İzmirli Bir Gençten Mizahi Bir Bakış

Hayatın anlamını ve “Hejar hangi dilde?” sorusunun cevabını düşünürken, bir an bir kahve içip rahatlamam gerektiğini fark ettim. İzmir’de yaşayan, her şeye mizahi bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalışan, ama bir yandan da her şeyin derinliğine inmeyi seven biriyim. İki zıtlık arasındaki o ince çizgide yürürken bazen dil de bir anlam karmaşasına dönüşebiliyor. Bu yazıda, “Hejar hangi dilde?” sorusuna eğlenceli bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalışacağım. Hazırsanız, başlayalım.

Hejar’ın Tarihi Arkadaşı: Dil Sorusu

“Hejar” dediğinizde, belki aklınıza hemen “Ne bu şimdi?” sorusu gelir. Doğrudur, “Hejar” kelimesi her kulağa yabancı gelebilir. Ama bu kelimenin etimolojik kökeni ve anlamı, o kadar eğlenceli ve zengin ki, hemen üzerine düşünmeden geçmek olmaz.

Öncelikle, “Hejar” kelimesinin Kürtçe’de bir anlamı var. Yani, Kürtçe bir kelime! Ama bir yandan da bu kelime farklı kültürlerin ve dillerin arasında öyle bir geçiş yapıyor ki, “Hejar hangi dilde?” sorusu tam da burada gündeme geliyor. Hejar, aslında “yolculuk” ya da “gezgin” anlamına gelir. Ama bir de işin şirin yanı var. Hani o eski köyceğiz şarkılarındaki “Heeeejjjjjar!” diye bağıran karakter var ya, işte o kadar da eğlenceli!

Peki, bu kelimeyi kullanmak ne demek? Bir dilde olan bir şeyin, başka bir dilde ne kadar ilginç veya komik olabileceğini düşünün. “Hejar” bir şekilde İzmirli gençlerin dilinde de sıkça geçmeye başladı. En azından arkadaş grubumda bu kelime oldukça popüler. İşin garibi, burada bile bir kültür karmaşası söz konusu. Kendi dilimizde anlamını bilmeden kullanmaya başladık ve böylece dilin kendisiyle tanışmamız da aynı zamanda başladı.

İzmirli Gençlerin Hejar Sohbeti

Bazen arkadaşlarla buluştuğumda, kahvemi yudumlarken bir anda konunun “Hejar hangi dilde?” meselesine nasıl geldiğini anlamıyorum. Ama bu konuşmalar o kadar eğlenceli oluyor ki, anın tadını çıkarmak için düşünmek yerine hemen yazıyı yazmaya başlıyorum. İşte arkadaş ortamımda geçen kısa bir diyalog:

Ahmet: “Ya abi, Hejar’ı gördün mü, ne kadar şeker ya!”

Ben: “Hejar mı? O hangi dilde ya, bilmiyorum ki.”

Ayşe: “Yok ya, Hejar işte, şu bizim sokakta sürekli kaybolan adam.”

Ahmet: “Aynen, o! Ama çok tatlı ya, her an bir yere gitmeye hazır gibi.”

Ben: “İyi de, Hejar nerede buluyor bu kaybolma işini? Bizi de kaybettiriyor. Gerçekten hangi dilde o?”

Ayşe: “Ya, Hejar deyince ben de şimdi Kürtçe mi diyorum, İzmirce mi, bir şey var ama kesin konuşmak lazım.”

İşte tam olarak böyle bir ortamda “Hejar hangi dilde?” sorusu bir anda gündem oluyor. Burada biraz daha mizahi bir bakış açısı devreye giriyor. Hejar, bir yanda kaybolan ama kaybolduğu yerin dilinden bağımsız olan bir karakter gibi. O yüzden, her zaman ne söylediğini ya da hangi dilde konuştuğunu bilmeden eğlenmeye başlıyoruz.

Dil Karmaşası mı? Yoksa Eğlenceli Bir Kültürel Karışıklık mı?

“İzmirce” diye bir dil varsa, işte o dilde konuşan insanlar arasında kaybolmak oldukça kolay. İzmir’de yaşamanın en güzel yanlarından biri, her şeyin ve herkesin farklı bir dilde birleştirilebilmesi. Birlikte kahve içtiğinizde, birinin dilinden “Hejar” kelimesi düşerken, diğerinin dillerinde eski bir şarkı çalmaya başlıyor. Durum öyle bir hâle geliyor ki, kelimeler arasındaki anlam kaymaları, bir zaman sonra kimseyi şaşırtmıyor.

Bir gün bir arkadaşım bana “Hejar hangi dilde?” diye sordu. O an bir kahkaha patlattım. Çünkü gerçekten bu soruyu sormak bile, bu dilsel karmaşanın içinde kaybolmak demekti. Hejar bir dilin parçası olabilir ama bir başka dilde de bir arkadaş olabilir. İkisini de seviyorsunuz. O kadar çok karışıyor ki, bazen kendinizi birden fazla dilde konuşuyor buluyorsunuz.

Kendimle Dalga Geçerken Hejar’ın Dilinden!

Gelelim şimdi bir adım geri atıp kendimle dalga geçmeye. Çünkü bu yazının kahramanı ben oluyorum. İzmirli bir gencin dildeki eğlencesi, aslında onun kafa karışıklığının da bir yansıması. Her zaman her şeyin anlamını merak ederim. Bir dilin ne kadar zengin olduğunu bilirim ama bir noktada “Hejar hangi dilde?” sorusunun en güzel cevabını vermek isterken, bambaşka bir şeyle karşılaşırım. İşte burada ben devreye giriyorum:

Ben (iç ses): “Hejar mı? Yani, bu kelime nerede ne kadar çok kullanılabilir ki? Hadi ama, bu kadar derin düşünmemek gerek. Gözlüğümü bulamıyorum zaten. Bu yazıyı yazmak için doğru kelimeleri bulamıyorum ama ‘Hejar’ı dilde bir kahraman yapabilirim!”

Sonunda fark ettim ki, Hejar aslında biraz da herkesin kendi içsel yolculuğunu simgeliyor. Hejar bir yanda kaybolan bir yolculuk, bir yanda ise dilin karmaşasında kaybolmuş bir kahraman. Ama bu yazıda, asıl kaybolan, bu kelimenin anlamı değil, o kelimenin arkasındaki kafalar!

Sonuç: Hejar’ın Dili, Bizim Dilimiz!

Sonuç olarak, “Hejar hangi dilde?” sorusunun cevabı, aslında biraz da senin nerede durduğuna bağlı. Eğer bir İzmirli’sen, bu dilde kaybolabilirsin. Ama bununla birlikte, dilin içindeki bu eğlenceli kaybolma hâli seni asla yalnız bırakmaz. Hejar, hangi dilde olduğunu bilmeyen ama dilin içinde kaybolan bir karakter gibi hayatımıza giriyor. Birçok kültürün içinde olduğu gibi, “Hejar hangi dilde?” sorusuna cevap vermek de bir nevi herkesin kendi iç yolculuğuna çıkması gibi bir şey.

İzmir’de hayat, kelimeler arasında kaybolmak demek. “Hejar hangi dilde?” sorusuna verilecek cevap ise, o dilde kaybolan, kaybolmaya devam eden ve her an yeni bir dilde kendini yeniden bulan bir serüven. Hem bir dilde hem de bir şehirde kaybolarak, hayatın anlamını keşfetmek, en güzel yolculuklardan biri olsa gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!