Ashabi Feraiz Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme Ashabi feraiz, İslam hukukunda miras paylaşımına ilişkin bir kavramdır ve temelde Peygamber Efendimizin (sav) sahabelerine (ashabına) mirasın nasıl paylaştırılacağına dair düzenlemeleri içerir. Bu kavram, özellikle İslam toplumlarında mirasın adil bir şekilde paylaşılmasını sağlamaya yönelik temel bir ilkedir. Ancak, Ashabi feraiz meselesini sadece tarihsel bir hukuki konu olarak görmek, günümüz dünyasında bu kavramın toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden nasıl anlamlar taşıyabileceğini göz ardı etmek olur. Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Ashabi Feraiz İstanbul’un caddelerinde yürürken, genellikle kadınların ve erkeklerin, farklı ekonomik ve sosyal statülerinin, miras hakları ve bu hakları…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Telif Almak Kaç TL? Felsefi Bir Yaklaşım Bir düşünün: Bir yazar, bir besteci veya bir sanatçı, yıllarını bir eser yaratmaya adıyor. Eseri tamamladığında ise karşına çıkan soru sadece “Telif almak kaç TL?” değil, aynı zamanda “Eserin değeri neye bağlıdır?” ve “Fikir ve emeğin hak ettiği karşılık ölçüsü nedir?” sorularıdır. Bu yazıda telif kavramını, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden ele alacak, çağdaş örneklerle ve felsefi tartışmalarla derinlemesine inceleyeceğiz. 1. Etik Perspektif: Emeğin Değeri ve Adalet Etik, doğru ve yanlışın sınırlarını belirlemeye çalışır. Telif, bu bağlamda bir adalet sorunu olarak öne çıkar: yaratıcı, emeğinin karşılığını hak eder mi ve bu hak, parasal…
Yorum BırakSchopenhauer Pesimist Mi? Bazen hayatın sert gerçekleriyle yüzleştiğimizde, kendimizi sorgulamaya başlarız. Neden bu kadar acı var? Neden bazen her şey boş gibi hissediyoruz? İşte tam bu noktada, Almanya’nın 19. yüzyıl felsefesiyle tanınan bir düşünür, Arthur Schopenhauer devreye giriyor. Ama bir sorumuz var: Schopenhauer pesimist mi? Bu soruyu biraz daha derinlemesine incelemek, sadece felsefi bir tartışma yapmakla kalmayacak, aynı zamanda hayatın anlamına dair farklı bakış açıları geliştirmemize de yardımcı olacak. Bana göre, bu soru sadece felsefe ile ilgili değil, hayatın her alanında karşılaştığımız bir durumla ilgili. İş yerindeki stresli bir gün, sevdiğimiz birinden aldığımız kötü bir haber, bazen hayata dair karamsar…
Yorum BırakKağıt İpten Yapılan Çantalar: Kültürler Arası Bir Merakın Peşinde Dünyayı dolaşırken, her kültürün kendi malzemelerini, ritüellerini ve gündelik yaşam nesnelerini benzersiz bir şekilde dönüştürdüğünü görmek büyüleyici. Örneğin, Afrika’nın bazı bölgelerinde el yapımı çantalar, sadece taşımak için değil, aynı zamanda sosyal statüyü ve akrabalık bağlarını simgeleyen objelerdir. Japonya’da ise kağıt ipten yapılan çantalar, basit bir taşıma aracı olmanın ötesinde estetik ve ritüel bir anlam taşır. Bu yazıda, kağıt ipten yapılan çantalar yıkanır mı? kültürel görelilik çerçevesinde ele alınacak ve ritüeller, semboller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik oluşumu perspektifleriyle tartışılacaktır. Ritüeller ve Semboller Bir çantanın işlevi sadece fiziksel değil, aynı zamanda…
Yorum BırakLaptü: Siyaset Biliminde Yeni Bir Kavramın İzinde Güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine kafa yoran biri olarak, bazen gündelik hayatın sıradan terimleri bile politik bir çerçevede anlam kazanabilir. “Laptü” gibi ilk bakışta anlaşılmaz bir kavram, aslında modern siyasetin, kurumların ve yurttaşlık pratiklerinin şekillendiği alanları analiz etmek için bir mercek sunabilir. Peki, laptü nedir ve siyaset bilimi açısından neden önemlidir? Bu soruyu irdelemek, iktidarın meşruiyeti, ideolojilerin sınırları ve yurttaşların katılım biçimleri üzerinden bir tartışmayı beraberinde getirir. İktidarın Yeni Araçları: Laptü ve Meşruiyet İktidar sadece yasalarla veya fiziksel güçle sağlanmaz; meşruiyet, iktidarın kabul gören yönünü belirler. Laptü, bu noktada iktidarın modern toplumdaki…
Yorum BırakAçık Kapı Bırakmak: Edebiyatın Bir Kapısı Kelimeler, sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda bir kapıdır. Her cümle, her deyim, her atasözü, bilinçaltımızda bir çağrı uyandırır, bir yol açar. Bir kelimenin gücü, bir anlatının arkasında gizli olan duyguları ve düşünceleri ortaya çıkararak dünyamıza dair bir pencere aralar. “Açık kapı bırakmak” ifadesi de işte bu gücün somut bir örneğidir; dildeki bir kırılma noktası, içinde bir çok katman barındıran ve farklı metinlere, kültürlere ve çağrışımlara kapı aralayan bir deyimdir. Bu yazıda, “açık kapı bırakmak”ın, deyim mi yoksa atasözü mü olduğu sorusunu tartışmak yerine, onun edebi anlamına, anlatı teknikleriyle nasıl şekillendiğine ve sembolik gücüne…
Yorum BırakKirli Sepeti 2. Sezon Ne Zaman? Geleceğe Dönük Bir Bakış Dijital medya dünyasında hızla büyüyen ve popülerlik kazanan yapımlar, günümüzde sosyal hayatta önemli bir yere sahip. Bunlardan biri de geçtiğimiz yıllarda büyük bir çıkış yakalayan Kirli Sepeti. Dizinin 1. sezonu, izleyicilerine sürükleyici bir hikaye ve derin karakter analizleri sundu. Ancak şimdi herkesin aklındaki soru şu: Kirli Sepeti 2. sezon ne zaman? Bu soru sadece bir tarih arayışı değil, aynı zamanda dijital çağda izlediğimiz içeriklerin hayatımızı nasıl şekillendirdiğine dair daha büyük bir sorunun parçası. Benim gibi teknolojiye meraklı bir gencin, hem umutlu hem de kaygılı bir şekilde geleceği düşündüğünde, Kirli Sepeti’nin…
Yorum BırakHangi Çim Tohumunu Almalıyım? Bir Ekonomi Öğrencisinin Çim Tohumu Seçimi Üzerine Hikâye — Çim Tohumu Seçmenin Ekonomik ve Duygusal Boyutları Ankara’da, soğuk kışları ve sıcak yazlarıyla tanınan bir şehirde büyüdüm. Bu yüzden bahar geldiğinde yeşil alanların önemi çok büyük. Çocukken, yaz tatillerinde babamın beni bahçeye koyması her zaman bir görev gibi gelirdi; o zamanlar sadece toprağa su verir, işin sonunda “çim çıktı mı?” diye sorardım. Ama yıllar geçtikçe, bahçe işlerinin ne kadar karmaşık ve zevkli olduğunu fark ettim. Şimdi, bir ekonomi mezunu olarak “hangi çim tohumunu almalıyım?” sorusu çok daha derin bir anlam taşıyor. Artık sadece “güzel görünsün” demiyorum; çimlerin…
Yorum BırakBir İnsan Neyi Çok İsterse Onunla İmtihan Olur: Ekonomi Perspektifi Her gün karşılaştığımız seçimler, aslında hayatın temel dinamiğini oluşturur: sınırlı kaynaklar ve sınırsız arzular. Bu basit gerçek, yalnızca kişisel kararlarımızı değil, toplumların ekonomik yapısını, devlet politikalarını ve küresel piyasa trendlerini şekillendirir. İnsan neyi çok isterse onunla imtihan olur sözü, aslında ekonomik bir metafordur: arzularımızın yoğunluğu ve kaynakların kıtlığı arasındaki mücadelede sürekli olarak sınanırız. Bu yazıda, bu ilkeyi mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden inceleyeceğiz, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah üzerindeki etkilerini tartışacağız. Mikroekonomi ve Bireysel Seçimler Mikroekonomi, bireylerin ve firmaların kaynaklarını nasıl tahsis ettiğini, kararlarının…
Yorum BırakEskiz Kalem Nedir? Bir Kalemin Hikayesi ve Duygularımın İzleri Bir zamanlar, Kayseri’nin taş sokaklarında rüzgârın serinliğini hissederken, ellerimde bir eskiz kalemi vardı. O an her şey sadece çizimden ibaret gibiydi. Hayatımda belki de en çok kullandığım şeydi o kalem, çünkü o kalem sadece bir araç değil, duygularımın döküldüğü bir yol arkadaşıydı. Bugün, bu eski kalemle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Her şeyin başladığı, çizgilerin anlam kazandığı o anları hatırlayarak… Bir Kalem, Bir Duygu Eskiz kalemini ilk kez aldığımda, hayal kırıklığı ve umut arasında bir yerlerde duruyordum. Hani o dönemde yazmaya başladığım günlüklerde, her şeyin bir anlam kazanmasını bekliyordum ama bir…
Yorum Bırak