Bahçıvan Peynir İsrail Malı Mı?
Bazen, alışveriş yaparken en basit şeylerin bile arkasında derin anlamlar bulursunuz. O gün sabah, Kayseri’deki pazara gitmek üzere evden çıkarken, pek çok insan gibi ben de dertlerimi bir kenara bırakıp sadece alışverişin keyfini çıkaracağımı düşünüyordum. Ancak, sonrasında karşılaştığım şey beni öyle bir sorgulattı ki… İşte o an, “Bahçıvan peynir İsrail malı mı?” sorusu kafama takıldı ve bir daha da çıkmadı.
Sabahın Huzurunda Başlayan Bir Gün
Kayseri’nin sabahları bir başka güzeldir. Hava serin, ama içi sıcaktır. Her zaman alıştığım gibi, evden çıkarken mahalledeki bakkaldan biraz peynir almak istedim. Bahçıvan peynir, annemin sevdiği, çocukluğumdan beri evimizde eksik olmayan bir şeydi. Hızlıca pazara doğru yürürken, kafamda hiç sorular yoktu. Ama o gün, bir şeyler değişecekti.
Bakkaldan Bahçıvan peynirini alırken, kasiyer kadın, bir anlık sessizlik sonrası, “Yerli mi, yabancı mı?” diye sordu. O an, içinde bulunduğum ruh hali ve düşünceler nedeniyle, bu basit soruyu abarttım. O kadar basit bir soru ki, neden bu kadar takıldım? Bahçıvan peynirinin yerli olduğunu biliyordum, ya da öyle zannediyordum. Ama kasiyer kadının bakışında bir şeyler vardı. Sanki bir şeyleri saklıyordu.
Sorunun Başlangıcı: Bahçıvan Peynir İsrail Malı Mı?
Kafamda dönen binlerce düşünceye karşı koymak imkansızdı. “Bahçıvan peynir İsrail malı mı?” sorusu adeta beynimde yankı yapmaya başladı. O an, aslında ne hissettiğimi tam olarak anlamadım. O kadar basit bir soru gibi görünüyordu ki, neden bu kadar takıldığımı bile şaşırarak düşündüm. Kasiyerin cevabını duydum; ama söyledikleri içimi bir nebze kararttı.
“Evet, bazıları öyle diyor,” dedi kasiyer, “ama bir süre önce Türkiye’ye girmeye başladılar. Artık bizde de üretiliyor.” İşte o an, bir şeyin farkına vardım. Zihnimde bir bulanıklık oluştu. Bahçıvan peynirini severdim, belki annem de ondan alırdı ama şimdi, o peynirin hangi topraklardan geldiğini bilmek, bir anda içimi kararttı. Bu sorunun bu kadar büyümesi belki de hepimizin ruhundaki karmaşadan kaynaklanıyordu.
Çocukluğumdan Bir Parça
Çocukluğumda, annem her zaman beni pazara götürürken, evimize aldığımız her şeyin taze, doğal ve güvenilir olmasına dikkat ederdi. Kayseri’de büyüdüm, bu toprakların içinde. Elma, üzüm, peynir ve ekmek, biz Kayserililer için adeta bir kimlikti. Yıllarca evimizde Bahçıvan peynirinin en taze olanını bulur, kahvaltılarımıza koyar, yanında biraz da pastırma ile lezzeti zirveye taşırdık. O gün, kaybolmuş bir güven duygusu içinde, Bahçıvan peynirinin markası, ülke menşei beni rahatsız etmeye başlamıştı.
Bakkaldan çıkarken, ne hissettiğimi tam anlayamıyordum. Kafamda bir sürü düşünce birbirini takip ediyordu. O kadar basit bir şeydi ki, içimden “Neden bu kadar takıldım?” diye geçiriyordum. Ama gerçekten, bazen en basit sorular en derin düşünceleri ortaya çıkarır, değil mi? Hangi peynirin “yerli” olduğu, gerçekten de bir simge haline gelmişti. Duygusal olarak, o peynirle yıllar içinde kurduğum bağ bir anlamda sarsılmıştı.
Yerli ve Yabancı: Kim Kime Karşı?
Peki, bu soruyu bu kadar büyüten şey neydi? Gerçekten de Bahçıvan peynirinin menşei, tüketiciyi bu kadar etkilemeli miydi? Sanırım bu soruyu kendi içimde sorduktan sonra, cevabı bulmak biraz daha kolaylaştı. Türkiye’nin ve Kayseri’nin ekolojik dengesinde, yerli üretim ve ithalat arasındaki çizgi bir hayli silikleşmiş durumda. Annemin eskiden söylediği gibi, “Yerli malı kullan, dışarıdan alma,” bu düşünce hala kulaklarımda yankı yapıyor.
O günden sonra, başka bir bakkalda da Bahçıvan peynirinin etiketine göz attım. Orada da aynı soruyu sordum, “Bu peynir Türkiye’de üretiliyor mu?” Kasiyer, biraz tereddüt ederek, “Evet, artık yerli üretim” diye cevap verdi. Ama kafamda hala aynı soru vardı: “Bahçıvan peynir İsrail malı mı?”
Bir Kayseri Genci Olarak Duygularım
Kayseri’de büyüyen biri olarak, bu soruların duygusal etkisi çok daha fazlaydı. Çocukluğumda, annemle birlikte pazara gittiğimizde, her bir malzemenin doğal olduğunu bilerek evimize getirirdi. Oysa şimdi, bir etiketteki küçük bir yazı bile kafamı karıştırabiliyordu. Bu kadar basit ve doğal olan bir şeyin, etiketindeki ülke menşeiyle ne kadar sarsılabileceğini görmek, bana bazen aşırı duygusal hissettiriyordu.
İçimi karartan bu durum, aslında sadece bu peynirle ilgili değildi. Hepimiz her gün tükettiğimiz şeylerin nereden geldiğini düşünüyor muyuz? O an, kendimi, Kayseri’nin tarihi topraklarında bir yabancı gibi hissettim. Neredeyse her şey ithal edilip, kendi toprağımızda üretilemiyormuş gibi bir his oluştu içimde. Fakat sonradan düşündüm: Bu soruların hiçbirinin somut bir cevabı yok. Belki de Bahçıvan peynirinin hangi topraklardan geldiği, aslında bizim kendi duygusal bağlarımızı test etmekten başka bir şey değildi.
Bahçıvan Peynirinin Gerçek Anlamı
Peynirin gerçekte nereden geldiği aslında bir kenara koyulmalıydı. Benim için o peynir, çocukluğumun, annemin sabah kahvaltılarındaki mutlu gülüşünün bir parçasıydı. Belki de tüm bu karmaşanın içinde, Bahçıvan peynirinin gerçekte ne olduğunu daha net görmeliydim. Yerli mi, yabancı mı? Sonuçta, önemli olan neyin içindeki duygular, hangi hatıraları canlandırdığıydı.
Belki de bu soruyu bir kenara bırakıp, bir an önce hayatın bu karmaşık dünyasında daha anlamlı sorular sormalıyım. Bahçıvan peynir İsrail malı mı sorusu, belki de içimde kaybolan güvenin ve aidiyet duygusunun bir simgesiydi. Ama sonunda şunu anladım: Bazen, yaşadığımız yer ve oradaki her şey bizler için sadece bir anlam taşıyor. O anlamı kaybetmek, bir tür içsel boşluk yaratabiliyor.
Ve şimdi, o sabah aldığım Bahçıvan peynirinin, etiketinde yazanlar ne olursa olsun, benim için hala o eski Kayseri’nin, o eski evimizin kokusu.